Birçok hata yapılır hayatta ve bu hatalar birçok doğruyu götürür çoğu zaman..
İnsanlar genelde yapılan hataları göz önünde bulundurur çünkü yapılan doğrular o hatayla silinivermiştir.
Uğruna canını bile vermeyi göze almış olsan da bir zamanlar,o seni kötü hatırlar.Neden? Çünkü bir yanlış yapmışsındır.
"İyilik yap denize at" gibi de değil bu. Dalgalar bir gün geri getirirdi belki attıklarımızı.Fakat yapılan iyilikler organizmalar tarafından yapıtaşlarına ayrılıyor sanki. Bu yapıtaşları bir sentezde kullanılsa yine iyi... Yok oluyorlar sanki.. Kuaservatları bile oluşturamıyorlar... İlginç... Hayatında hep iyilik yapmış,hep doğruyu bulmuş bir insana yapılan en büyük haksızlıklardandır bu...Değer bilmemektir belki ama değer bilmemekten de öte.. Hiç değer vermemek... Kötülük yapsan olmayacak,yapmazsan yine kötüsün...
Çok karmaşık,insanlar gerçekten çok zor.Düşünceler çok komplike ve birçok insanda düşüncelerini gün yüzüne çıkarma cesareti yok...
Ben şunu anladım ki hayatta birazcık Pollyanna olmak,biraz cesur olmak ve biraz olsun insanlara değer vermek gerekiyor en başta.
Çünkü ne kötümser olmak,ne korkak olmak ne de insanlardan kendini soyutlamak bize artı olarak döner...
Hayat biraz risk almaktır,bazen fazlayısla risk almak..
Önemli olan bu hayatta,
Ders almaktır çoğu zaman
Öğrenmektir.
Ayırtedebilmek bazı şeyleri;doğruyu- yanlışı, iyiyi- kötüyü
Ama ayırtetmemelidir insanları ; enginmiş-fakirmiş , yaşlıymış-gençmiş...
Bazı şeyleri konuşabildiğin kadar rahat yapabilmektir.
Öğüt verirken rahatça ağzından çıkartabildiğin kelimeleri,hayata geçirmektir.
Dert ortağı olduğun arkadaşına olgunluk taslarken,kendi hayatında da o kadar olgun olabilmektir.
Dinlemektir insanları,bir şeyler paylaşmak.
Ve yaşamaktır özgürce,bazen bir çocuk gibi delicesine eğlenerek,bazen hüzünden kendini denizin dalgalarına kaptırarak...gözyaşlarından ırmaklar yaparak ve kahkahalarla senfoni yaratarak...tebessüm ederek güneşe ve bazen karanlığa somurtarak... bazen yapraklarını döken miskin bir ağaç gibi,bazen de pür dikkat avını izleyen bir vahşi "insan"at gibi ya da etrafında olup bitene anlam verebilmek için izlemek dikkatlice her şeyi..
Her neyse,yaşamaktır anı içinden geldiği gibi..
hayat
12 Eylül 2010 Pazar
3 Eylül 2010 Cuma
affetmek
Birçok farklı davranışımızdan ötürü hepimiz çok insan harcamışızdır.
Kimse kendinde kusur aramazken etrafındaki insanlar nedense hep kusur doludur.
Yeni öğreniyoruz bazı şeyleri.. İnsan deneyimlerini bazen geç elde ediyor. Anlayışlı olmak gerekmez mi?
Zaten eninde sonunda mutsuz ola ola asıl mutluluğa gitmez miyiz?
Neden hata yapan birilerine bir fırsat daha vermiyoruz?
Neden hemen siliyoruz?
Sildiğimiz insanın yerine koyduğumuz şahıs hiç mutsuz etmeyecek mi sanki?
Neden anlamaya çalışmıyoruz?
Neden güzel güzel anlatmak yerine bağırış çağırışı ya da küslüğü tercih ediyoruz?
Neden konuşmamayı seçiyoruz?
Ah neden bu kadar çok hatalarla dolu bir dünya yaşarken hatalara tahammül edemiyoruz?
Karşınızdaki insan iyi niyetinizi kullanacak kadar küçülmemişse bence onu affetmenizde fayda var her şey daha güzel olabilir zira..
Kimse kendinde kusur aramazken etrafındaki insanlar nedense hep kusur doludur.
Yeni öğreniyoruz bazı şeyleri.. İnsan deneyimlerini bazen geç elde ediyor. Anlayışlı olmak gerekmez mi?
Zaten eninde sonunda mutsuz ola ola asıl mutluluğa gitmez miyiz?
Neden hata yapan birilerine bir fırsat daha vermiyoruz?
Neden hemen siliyoruz?
Sildiğimiz insanın yerine koyduğumuz şahıs hiç mutsuz etmeyecek mi sanki?
Neden anlamaya çalışmıyoruz?
Neden güzel güzel anlatmak yerine bağırış çağırışı ya da küslüğü tercih ediyoruz?
Neden konuşmamayı seçiyoruz?
Ah neden bu kadar çok hatalarla dolu bir dünya yaşarken hatalara tahammül edemiyoruz?
Karşınızdaki insan iyi niyetinizi kullanacak kadar küçülmemişse bence onu affetmenizde fayda var her şey daha güzel olabilir zira..
Tık tık tık! Öfke kontrol..!
Gelelim bizim gibi insanlara..
Biz hayata dair hayalleri olan,ama bir türlü o hayalleri gerçekleştirecek şansı,imkanı olamayan insnlarız.
Öfkemiz var o yüzden..
İsyanımız var ulan hayata!
Öfkeliyiz bizim hayallerimizi yıkan her şeye
Öfkeliyiz yanlış yargılanmaya
Öfkeliyiz yanlış tanınmaya
Öfkeliyiz hakkımızın yenmesine..
Bunu her zaman saklamaya çalışırız çünkü içimizdeki saf öfke dışarı vurulamayacak kadar tehlikeli sizin için.
Biz kendi içimizde yaşayıp,kendi kendimizi bitiririz.
Siz bunu bilmezsiniz,siz bunu görmezsiniz,siz bunu duymazsınız...
Bizim öfkemiz çoğu zaman bizi bitirirken,bazen ufaktan başını gösterir sizlere de içimizdeki o pis öfke..
Tabii sizin de kalbinizi kırar,biliyoruz..
O yüzden çok kereler içimize bastırmaya çalışıyoruz onun kafasını güç bela...
O öfke bizim içimizde yaşatmak istediğimiz minik, sevimli çocuktan değil...Sakin,minik bir çocuk istiyoruz içimizde ama hayatın bize karşı hep somurtkan maskeyi takması içimizde bir öfke boşluğu oluşturuyor..Belki de çok karamsar bakıyoruz biz ama emin olunuz hayat bizim karamsar olmamız için bir çok şey sundu önümüze.. İyimser olmamız için önümüze sunduklarından daha çok.
Bazen çaresiz kalıyoruz öfke yüzünden..
Çoğunuza basit bir bahane gibi geliyor belki bu "bizim öfkemiz"
İtiraflarımın en en en samimisi : SEVMİYORUM BEN ÖFKEYİ...
Ama yaşanmışlıklarla süregelen zaman içinde yer atmış halime,tavrıma..
Bazen onu bastıracak güç bulamadığımda kırdığım birçok insan var,biliyorum.Özür dilemek fayda değil.Çünkü özür dilemek kırılan kalbi yapıştıracak kadar sağlam bir yapıştırıcı değil.Öfkem benden sevdiğim insanları aldıkça içimdeki öfkeye öfkeleniyorum,sinirleniyorum,çıldırıyorum..İnsanın öfke duygusunu tatması kadar berbat bir şey yok...Kaybettiğim insanları teker teker geri kazanmak istiyorum ama bir çoğu affetmeyi denemiyor.Öfkeli bir Ezgi varken karşılarında,bazıları hiç anlayış göstermiyor. Belki hiçbirine "Ben öfkeliyim arkadaş,psikopatlık derecesinde!" demedim.. Agresif olduğumu,çabuk sinirlendiğimi , yer yer psikopatlaştığımı söyledim ama buna karşı koyamadığımı, obsesif kompulsif bozukluk yaşadığımı,bu konuda çaresiz olduğumu,üstümde tepinmek yerine yanımda olmanız gerektiğini bir türlü idrak yollarınızdan geçiremedim.
Ben isterdim ki kimse benim öfkeli halimi görmesin,bunu bilmesin..Hep kendi odamda hep kendi kafamda yaşayayım bunu..Sadece duvarları yumruklayıp içimdeki o öfke duygusunu bastırmayı..
İsterdim ki öfke,kafama yerli yersiz saçma sapan düşünceler sokmasın..Beni ele almasın..Bana özgürlüğü bir tek Öfke tattırmasın... Doğru ya öfkeliyken istediğimiz kadar bağırabiliriz,onu bunu kırabiliriz (ki bu insan bile olsa),bu bizim hakkımızdır gibi geliyor bize... Öfkeli değilken hiç olmamış gibi davranabiliriz gibi geliyor.Öfkeyi boşaltınca sanki o bir daha geri gelmeyecek gibi geldiği için...
Sizden istediğim lütfen bizim için öfkeyi bahane olarak algılamayınız..Öfke bizim savaşmamız gereken hızla yayılan bir hastalık gibidir.Öfkeli insanın yaptıklarına anlam yüklemeyiniz.Çünkü anlamsız hareketler yaparız öfke yüzünden...Yanımızda tutuyorsak sizi,seviyoruzdur.Öfke anımıza denk geldiğinizde sizden nefret etmiyoruz. Sadece o an ne yapacağını, nasıl konuşacağını,neler yapacağını bilmeyen dengesiz insanlar haline geliriz.Çok üzgünüz..
Çok üzgünüm onca insanı kırdığım için,onca insana öfkemi gösterdiğim,hissettirdiğim için ve her gün için özür diliyorum herkesten içimde yaşattığım minik çocuğun yanında bir de şeytan kılıklı öfke gelip zorla içimde yer ettiği için. Ama söz veriyorum,Öfkemi kontrol altına almaya çalışacağım.Lütfen siz de yanımda olmaya çalışın,lütfen..
Biz hayata dair hayalleri olan,ama bir türlü o hayalleri gerçekleştirecek şansı,imkanı olamayan insnlarız.
Öfkemiz var o yüzden..
İsyanımız var ulan hayata!
Öfkeliyiz bizim hayallerimizi yıkan her şeye
Öfkeliyiz yanlış yargılanmaya
Öfkeliyiz yanlış tanınmaya
Öfkeliyiz hakkımızın yenmesine..
Bunu her zaman saklamaya çalışırız çünkü içimizdeki saf öfke dışarı vurulamayacak kadar tehlikeli sizin için.
Biz kendi içimizde yaşayıp,kendi kendimizi bitiririz.
Siz bunu bilmezsiniz,siz bunu görmezsiniz,siz bunu duymazsınız...
Bizim öfkemiz çoğu zaman bizi bitirirken,bazen ufaktan başını gösterir sizlere de içimizdeki o pis öfke..
Tabii sizin de kalbinizi kırar,biliyoruz..
O yüzden çok kereler içimize bastırmaya çalışıyoruz onun kafasını güç bela...
O öfke bizim içimizde yaşatmak istediğimiz minik, sevimli çocuktan değil...Sakin,minik bir çocuk istiyoruz içimizde ama hayatın bize karşı hep somurtkan maskeyi takması içimizde bir öfke boşluğu oluşturuyor..Belki de çok karamsar bakıyoruz biz ama emin olunuz hayat bizim karamsar olmamız için bir çok şey sundu önümüze.. İyimser olmamız için önümüze sunduklarından daha çok.
Bazen çaresiz kalıyoruz öfke yüzünden..
Çoğunuza basit bir bahane gibi geliyor belki bu "bizim öfkemiz"
İtiraflarımın en en en samimisi : SEVMİYORUM BEN ÖFKEYİ...
Ama yaşanmışlıklarla süregelen zaman içinde yer atmış halime,tavrıma..
Bazen onu bastıracak güç bulamadığımda kırdığım birçok insan var,biliyorum.Özür dilemek fayda değil.Çünkü özür dilemek kırılan kalbi yapıştıracak kadar sağlam bir yapıştırıcı değil.Öfkem benden sevdiğim insanları aldıkça içimdeki öfkeye öfkeleniyorum,sinirleniyorum,çıldırıyorum..İnsanın öfke duygusunu tatması kadar berbat bir şey yok...Kaybettiğim insanları teker teker geri kazanmak istiyorum ama bir çoğu affetmeyi denemiyor.Öfkeli bir Ezgi varken karşılarında,bazıları hiç anlayış göstermiyor. Belki hiçbirine "Ben öfkeliyim arkadaş,psikopatlık derecesinde!" demedim.. Agresif olduğumu,çabuk sinirlendiğimi , yer yer psikopatlaştığımı söyledim ama buna karşı koyamadığımı, obsesif kompulsif bozukluk yaşadığımı,bu konuda çaresiz olduğumu,üstümde tepinmek yerine yanımda olmanız gerektiğini bir türlü idrak yollarınızdan geçiremedim.
Ben isterdim ki kimse benim öfkeli halimi görmesin,bunu bilmesin..Hep kendi odamda hep kendi kafamda yaşayayım bunu..Sadece duvarları yumruklayıp içimdeki o öfke duygusunu bastırmayı..
İsterdim ki öfke,kafama yerli yersiz saçma sapan düşünceler sokmasın..Beni ele almasın..Bana özgürlüğü bir tek Öfke tattırmasın... Doğru ya öfkeliyken istediğimiz kadar bağırabiliriz,onu bunu kırabiliriz (ki bu insan bile olsa),bu bizim hakkımızdır gibi geliyor bize... Öfkeli değilken hiç olmamış gibi davranabiliriz gibi geliyor.Öfkeyi boşaltınca sanki o bir daha geri gelmeyecek gibi geldiği için...
Sizden istediğim lütfen bizim için öfkeyi bahane olarak algılamayınız..Öfke bizim savaşmamız gereken hızla yayılan bir hastalık gibidir.Öfkeli insanın yaptıklarına anlam yüklemeyiniz.Çünkü anlamsız hareketler yaparız öfke yüzünden...Yanımızda tutuyorsak sizi,seviyoruzdur.Öfke anımıza denk geldiğinizde sizden nefret etmiyoruz. Sadece o an ne yapacağını, nasıl konuşacağını,neler yapacağını bilmeyen dengesiz insanlar haline geliriz.Çok üzgünüz..
Çok üzgünüm onca insanı kırdığım için,onca insana öfkemi gösterdiğim,hissettirdiğim için ve her gün için özür diliyorum herkesten içimde yaşattığım minik çocuğun yanında bir de şeytan kılıklı öfke gelip zorla içimde yer ettiği için. Ama söz veriyorum,Öfkemi kontrol altına almaya çalışacağım.Lütfen siz de yanımda olmaya çalışın,lütfen..
hisler ve sen*
aşk,sevgi sadece sözlerde mi vardır sandın sen?
dile getirilen her şeyin doğruluğuna olduğu gibi inandın mı hep?
hiç sorgulamadın mı kendi hayatını, yaptıklarını,söylediklerini..
sen sanki hiç sorgulamadın mı insanların sana karşı olan tutumunun gerçekliğini?
o yüzden mi soruyordun her gün "beni seviyor musun" diye..
evet belki benim gibi..
karşındaki insanın kusurunu kabul etmektense sen de onun gibi davranarak kolayı mı seçtin hep?
hareketlerin ve sözlerinle başkalarını acıtmak mı istedin?
silip gitmek ,nefret etmek,unutmak bu kadar kolayken senin için,neden zormuş gibi gösterdin öyleyse?
yaptığın yanlışların yüzüne vurulmasından şikayetçi olacaksan neden yaptın o yanlışları defalarca.. ve defalarca uyarılmana rağmen..
duyguların çok büyük ve içtense nefret etmek bu kadar mı kolay olur
karşındakini kırmak bu kadar mı kolay
umursamamak bu kadar mı kolay
yerine başka bir şey koymak bu kadar mı..?
*özlediğin zaman "yanında olmak için neler vermezdim ki..." diye güçlüce hisler barındırdın mı sen hiç minicik yüreğinde?
o minicik yüreğinin her vuruşunda yaşamana sebeb birini bulabindin mi hiç hayatında?
"iyi ki de varmış"diye düşünebildin mi hiç bir insan hakkında?
hayallerini gerçekleştirme fırsatını verseler de umursamayacağın bir insan oldu mu hiç yanında? ya da onu da hayallerinin arasına katıp birlikte o hayallerde yüzebildiğin..?*
işte büyük hisler bunlar..çok güzel hisler.. kimseye karşı hissedemediğin,umarım bir gün hissedebileceğin mükemmel hisler..
-sözlerindeki umursamazlığı hissetmekten ağırlaştı sözlerim,bi manası yok ama özür dilerim .. keza çok güzel vakitler geçirdik teşekkür ederim.
dile getirilen her şeyin doğruluğuna olduğu gibi inandın mı hep?
hiç sorgulamadın mı kendi hayatını, yaptıklarını,söylediklerini..
sen sanki hiç sorgulamadın mı insanların sana karşı olan tutumunun gerçekliğini?
o yüzden mi soruyordun her gün "beni seviyor musun" diye..
evet belki benim gibi..
karşındaki insanın kusurunu kabul etmektense sen de onun gibi davranarak kolayı mı seçtin hep?
hareketlerin ve sözlerinle başkalarını acıtmak mı istedin?
silip gitmek ,nefret etmek,unutmak bu kadar kolayken senin için,neden zormuş gibi gösterdin öyleyse?
yaptığın yanlışların yüzüne vurulmasından şikayetçi olacaksan neden yaptın o yanlışları defalarca.. ve defalarca uyarılmana rağmen..
duyguların çok büyük ve içtense nefret etmek bu kadar mı kolay olur
karşındakini kırmak bu kadar mı kolay
umursamamak bu kadar mı kolay
yerine başka bir şey koymak bu kadar mı..?
*özlediğin zaman "yanında olmak için neler vermezdim ki..." diye güçlüce hisler barındırdın mı sen hiç minicik yüreğinde?
o minicik yüreğinin her vuruşunda yaşamana sebeb birini bulabindin mi hiç hayatında?
"iyi ki de varmış"diye düşünebildin mi hiç bir insan hakkında?
hayallerini gerçekleştirme fırsatını verseler de umursamayacağın bir insan oldu mu hiç yanında? ya da onu da hayallerinin arasına katıp birlikte o hayallerde yüzebildiğin..?*
işte büyük hisler bunlar..çok güzel hisler.. kimseye karşı hissedemediğin,umarım bir gün hissedebileceğin mükemmel hisler..
-sözlerindeki umursamazlığı hissetmekten ağırlaştı sözlerim,bi manası yok ama özür dilerim .. keza çok güzel vakitler geçirdik teşekkür ederim.
hayat1
Bazı insanlar hep güler,ama onun gerçekten gülüp gülmediğini anlayamazsınız..
Gülmek sadece fiziksel midir yoksa duygusal boyutu da var mıdır sizin için?
Aynı sevmek gibi.. Sevmek sadece "seviyorum" demek ve onu fiziksel yollarla göstermek midir yoksa hissetmek,yaşamak ve onu karşındaki insanın gözüne sokarcasına belli etmeye çalışmak mı?
Her neyse hepiniz ikinci şıkkı tercih edeceksiniz biliyorum,ama çok nadiren hayatınıza geçireceksiniz o ikinci şıkkı..
mutluluk konusuna tekrar dönünce hepimizin kafasında bir soru işaretidir bu.. Çok komplike bir konudur..
"Gülüyoruz ağlanacak halimize" gibi..
Çünkü bazen hayat,mutlu olmaya çalışmaktır.Mutlu olacağım diye bin bir türlü taklalar atmaktır.Mutlu olmasak bile gerçekten mutlu görünmeye çalışmaktır çünkü mutlu görünenlere karşı hep pozitif bir önyargı vardır: "Aman ne şeker şey!"
Her gülen,sevimli duran insanın hayatı mükemmel değildir ama.. Tamam,herkesin hayatında pürüzler vardır ama bazılarının hayatında pürüzden ziyade pürüzsüzlük,berraklık yer yer görülür.
İşte o bazı insanların bazıları ne mi yapar?
Mutlu görünmeye çalışır.Dediğim gibi çünkü mutlu görünmek bir artıdır bazen.
Onların yalnız kaldığında ağladığını,öfke krizleri geçirdiğini,sinirden beyninin yerinden çıktığını,neler saçmaladığını,neler yaptığını bilemezsiniz,çoğu bunu etrafındakilere hissettirmez çünkü. Zira hissettirirse,çoğunuzun siktirip gideceğini bilir.çünkü; siz mücadele etmekten kaçan tiplersinizdir.Herkes "Ben kimseye ihtiyaç duymam " der ama yalnızlıktan korkar. Ya da hayat tokadını öyle bir vurur ki muhtaç kalırsınız bazı insanlara. Hayat bu belli olmaz ne bok yiyeceği..
Ha unutmadan,siz kim misiniz?
Gülmek sadece fiziksel midir yoksa duygusal boyutu da var mıdır sizin için?
Aynı sevmek gibi.. Sevmek sadece "seviyorum" demek ve onu fiziksel yollarla göstermek midir yoksa hissetmek,yaşamak ve onu karşındaki insanın gözüne sokarcasına belli etmeye çalışmak mı?
Her neyse hepiniz ikinci şıkkı tercih edeceksiniz biliyorum,ama çok nadiren hayatınıza geçireceksiniz o ikinci şıkkı..
mutluluk konusuna tekrar dönünce hepimizin kafasında bir soru işaretidir bu.. Çok komplike bir konudur..
"Gülüyoruz ağlanacak halimize" gibi..
Çünkü bazen hayat,mutlu olmaya çalışmaktır.Mutlu olacağım diye bin bir türlü taklalar atmaktır.Mutlu olmasak bile gerçekten mutlu görünmeye çalışmaktır çünkü mutlu görünenlere karşı hep pozitif bir önyargı vardır: "Aman ne şeker şey!"
Her gülen,sevimli duran insanın hayatı mükemmel değildir ama.. Tamam,herkesin hayatında pürüzler vardır ama bazılarının hayatında pürüzden ziyade pürüzsüzlük,berraklık yer yer görülür.
İşte o bazı insanların bazıları ne mi yapar?
Mutlu görünmeye çalışır.Dediğim gibi çünkü mutlu görünmek bir artıdır bazen.
Onların yalnız kaldığında ağladığını,öfke krizleri geçirdiğini,sinirden beyninin yerinden çıktığını,neler saçmaladığını,neler yaptığını bilemezsiniz,çoğu bunu etrafındakilere hissettirmez çünkü. Zira hissettirirse,çoğunuzun siktirip gideceğini bilir.çünkü; siz mücadele etmekten kaçan tiplersinizdir.Herkes "Ben kimseye ihtiyaç duymam " der ama yalnızlıktan korkar. Ya da hayat tokadını öyle bir vurur ki muhtaç kalırsınız bazı insanlara. Hayat bu belli olmaz ne bok yiyeceği..
Ha unutmadan,siz kim misiniz?
Ben de bilmiyorum,anlayamıyorum,çözemedim..
Boşveriniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
